skip to Main Content
+90 (212) 571 42 02 nurcan.afsar@drnurcan.com
Dolgu Enjeksiyonları

Dolgu Enjeksiyonları

Dolgu enjeksiyonları tüm dünyada kullanılan cerrahi dışı estetik uygulamalar arasında botokstan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Dolgu enjeksiyonlarını esas olarak cilt gençleştirme ve şekil verme amacıyla uygulamaktayız. Öncelikle yüzümüzün yaşlanmasının ana unsurlarını ele alacak olursak, dolguların burada hangi sorunları düzelterek işe yaradığını daha iyi kavrayabiliriz.

Yaşla Birlikte Ne gibi Değişiklikler Ortaya Çıkmaktadır

  • Yer çekiminin etkisi ile sarkmalar ortaya çıkar, ideal yüz ovali kaybolur
  • Deri altı yağ dokusu, kas ve kemik yapılarında azalma olur, bu nedenle yüzün bazı kısımlarında çökmeler, düzleşmeler ve ideal yuvarlaklıkların kaybı ortaya çıkar
  • Hiyalüronik asit miktarı azalır, bundan dolayı cilt kurur, esnekliğini ve gerginliğini kaybeder, kırışıklıklar ortaya çıkar
  • Deri altındaki ana destek dokusu olan kollajen üretimi azalır, ciltte sarkma, gevşeme ve elastikiyet kaybı ortaya çıkar, kırışıklıklar artar.

Dolgu Enjeksiyonları Bu sorunları Nasıl Azaltır

  • Özellikle üst yüzdeki bazı noktalara özel tekniklerle uyguladığımız dolgular ile yüzde lifting etkisi sağlıyor, sarkmaları azaltıyor ve bozulan yüz ovalini yeniden oluşturabiliyoruz.
  • Deri altı kayıpları sebebiyle oluşan çökmeleri uygun dolgu malzemelerini, uygun alanlara enjekte ederek düzeltiyoruz, yani eksileni yerine koyuyoruz. Böylelikle doğallıktan uzaklaşmadan, hastanın daha genç bir görüntüye kavuşmasını sağlayabiliyoruz.
  • Dolgu enjeksiyonlarında genellikle saf hiyalüronik asit içeren dolgu malzemelerini kullanıyoruz. Böylelikle hem dolgunun düzeltici etkisinden faydalanıyoruz, hem de cildin kaybettiği nemini geri kazandırmış oluyoruz. Sonuç olarak da daha gergin, daha genç ve daha parlak bir cilt ortaya çıkıyor.
  • Kullandığımız dolgu maddelerinin esas görevleri dışında deri altında kollajen sentezi oluşmasını uyarıcı özellikleri de mevcut. Bu sayede uyguladığımız dolgu maddesi zamanla yok olsa da, uygulandığı bölgede kollajen sentezinin artmasını sağladığı için iyileştirici etkisi aslında tamamen yok olmamış oluyor.

Cilt gençleştirme dışında dolguları dudak şekillendirme, dudaklarda hacim artışı sağlama, burun şeklinin düzeltilmesi, çene şekillendirme gibi durumlarda da sıklıkla kullanmaktayız.

Dolgu uygulamalarında en sık saf hiyalüronik asit içeren dolgu malzemelerini tercih ediyoruz. Bunların kalıcılık süresi hastadan hastaya ve kullanılan ürüne bağlı olarak 6-18 ay arasında değişkenlik göstermektedir. Etki süresi daha uzun olan, yarı kalıcı dolgular olarak nitelendirilen dolgular da mevcuttur. Bu dolgular kalsiyum hidroksil apatit, polikaprolakton gibi minerallerden oluştuğundan mineral dolgu veya mineral aşı olarak da adlandırılmaktadır. Yüz gençleştirme, el gençleştirme, yüz hatlarını şekillendirme, lifting ve cilt kalitesinin arttırılmasında başarılı sonuçları olan bu mineral dolguların, biyouyumluluğu da oldukça yüksektir.

Back To Top